Bu akşam beklenmeyen Finalspor mağlubiyeti temsilcimizin hem idari kanadında, oyuncu grubunda hem de taraftarı açısından üzüncü oldu. Benim açımdan en üzücü durum mağlubiyetin kendi saha ve seyircimiz önünde olması ve evimizde ilk kez yeniliyor olmamız... Yoksa yeneriz, yeniliriz. Zirve de çok şey değişir. Değişeceğine çok inanıyorum.
Neden?
Öncelikle ikinci yarı fikstürünün bizim açımızdan bir silah olduğuna inanıyorum.
Trabzon gelecek, Erok gelecek, Bodrum gelecek, Konya gelecek, Balıkesir Gelecek, Bordo gelecek, Gaziantep Gelecek...
Tek bir uzak deplasmanımız yok...
Ayrıca TED Koleji gibi ligin güçlü takımı da ikinci yarı Çayırova'ya gelecek takımlar arasında...
Kapaklı ve Ankara deplasmanları dışında uzak maçlarımız yok. Bu ciddi bir avantaj...
Şimdi diyeceksiniz ki, "Finalspor ile içeride oynadıkta ne oldu?" Rahatladık. İç sahada yenilmezlik ünvanının verdiği baskıdan kurtulduk.
Amaaaaaaaaa....
Biz yine de bazı geçmiş maçların analizlerini yapalım. Bunları da soralım...
Şu kısa yabancıları marke edememe durumuna çözüm bulmak gerekmiyor mu?
Bodrum'da Warren'a 40 sayı, Final maçında Radford'a 40 sayı attırıyoruz.
Yabancı oyuncularımızın sakatlığında yada formsuzluğunda yerli oyuncularımızla maç kazanma durumunu sağlamak gerekmiyor mu?
Bize bir maç 20 sayı bir maç 4 sayı atan oyunculardan çok, her maç 10 sayı 4 asist 5 ribaund ortalamasında yerli dengesinde oyuncularımızın olması çok büyük bir beklenti mi?
Madem Hamit, Murat oyunda tercih edilecek oyuncuların başında geliyor, onların maça ağırlığını koyacak duruma gelmesini beklemek hakkımız değil mi?
Gerçekten Süper Lig hedefindeysek Bodrum, Trabzon, Erok gibi üst düzey maçlardan galibiyet çıkarmamız gerekmiyor mu?
Koray, Murat Atar, Oğuzhan Kızıl, Oğuz Savaş gibi uzunlarımız varken "Jamari sakatlandı diye Final maçını kaybettik" demek yerli oyuncularımıza saygısızlık değil mi? 3 uzunla sahada kalınca Oğuzhanla eşleştirilen oyuncuların geçişine saç baş yolmak zorunda mıyız?
Maç kazanmamız için rakibin kısa yabancılarının o gün kötü gününde mi olması gerekiyor? Geride olduğumuz maçta rakibi yakalamak adına ritim yakaladığımızda Murat'ı oyuna dahil etme niyetini okuma kabiliyetim yetersiz. Merthan sayı atınca savunma yapmazsa, rakip 3'lükle karşılık verince Merthan'ın da emeği silinmiyor mu?
Bu sorular çoğalabilir ama anlam ifade etmediği zaman uzatmanın manası yok.
Ben Çayırova Belediyespor'un gücüne inanıyorum. Yerli oyuncularımızda, yabancı oyuncularımıza da güveniyorum. Onların sayesinde hala zirvede mücadelesindeyiz. Sadece zirveden kopmamak adına, ikincinyarı fikstür avantajının iyi kullanılması adına, ilk yarıda oynanacak Bordo, Ankaragücü, TED ve İLAB maçlarından en az zararla çıkmamız adına beklentimi, ümidimi, hayalimi ortaya koyuyorum.
Daha bu köprünün altından çok sular geçer. Yeter ki bir kendimize gelelim. Silkilenelim... Kimleri yendik...Herkesi yeneriz. Çok çoşarız Çayırova'da... Bu arada davetlerime icap eden salona gelen herkese teşekkür ederim. GENÇOVALILARIN desteği harikaydı. Lütfen kaybetmiş olmanın verdiği üzüntü ile salona gelmekten vazgeçmeyelim....
Saygılarımla
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.