Çayırova Belediyespor dün Bursa’da Finalspor karşısında beklenmeyen bir mağlubiyet aldı.
Panik, sıkıntı, sorun olarak yansıyacak bir sonuç olarak değerlendirmiyorum.
Aksine bir noktanın altının çizilmesi adına artı çıkarılacak bir maç.
Fenerbahçe maçını kazandıktan sonra galibiyet serisi inancı adına çıktığımız Çağdaş Bodrumspor maçına öyle bir motivasyon oluşturmuştu ki oyuncularımız, maça o aşırı konsantrasyon nedeniyle de kötü başlamıştı ama zor da olsa galibiyetle tamamlamıştı.
Dün Bursa’da bu motivasyonun diğer yüzünü gördük. Maçı kazanmak adına oyuncunun kendini motive etmesi, oynamadan maçı saatler önce kafasında oynayarak konsantre olması çok önemli ve kazançlı bir durum. Ancak Finalspor’a karşı aşırı motivasyondan bahsetmenin tam aksine yetersiz motiveyi başlıca mağlubiyete gerekçe gösterebilirim.
Hatta maç sonu kulüp yöneticilerimize espiri de yaptım. “Bizim maç kazanmak için güçlü rakiplere ihtiyacımız var.” Dedim… Ankaragücü, Trabzonspor, Konya, gibi takımlara karşı oynadığımız iyi oyunun yanısıra maç motivesi ile dün Finalspor karşısında ki oyuncularımızın kafa yapısı eşdeğermiydi.
Neredeyse dağlar kadar fark var…
Finalspor maçının bizim açımızdan iki önemli unsuru vardı… Biri evimizde aldığımız yenilginin rövanşını almak diğeri play off avantajı kazanmak.
Yoksa paniklememizi gerektirecek hiçbir olumsuz durumu yok. Ancak bu maçtan şu dersi çıkarabiliriz. Play off’ta yenebileceğimiz bir rakiple eşleşip bu motivasyon oranıyla ilgili sorunu çözemezsek saç baş yolabiliriz.
Maça ilişkin notlarımla yazımı da tamamlamak isterim…
Rakip takımda Sebo’nun üçlük atışlarının potayla buluşmasından çok sevincini izlemek sevinirken sergilediği vücut dili görülmeye değerdi. Tebrik ederim kendisi… ÇESK forması giyen eski oyuncumuz başarılı bir maç süreci çıkardı. Allah hırsını eksik ettirmesin. Finalspor adına diğer rakiplerine karşı da aynı hırs ve başarı dolu maçlar temenni ederim.
Hocamız Gökhan Güney’in elinde ki tüm oyuncuları eksiksiz ve aynı oranda dibine kadar kullanıyor olması, oyuncuyu kazanmak, formasından soğutmamak, mevcut malzemeyi, imkanlar çerçevesinde her şekilde değerlendirmek adına sergilediği performansı beni mutlu ediyor. Ancak hocasından bu hoşgörü ve fırsatı alan oyuncularımızın da en azından hocalarının yüzünü kara çıkartmayacak bir efor da parkede mücadele etmeler temennimdir.
Belki skor, sayı katkısı adına bir değerlendirme yapmak yanlış olacaktır. Her maç her oyuncu aynı sayı skoru üretmesini beklemek doğru değil. Ama atış dengesi ciddi bir beklentim. Eray’ın, Ali Efe’nin atış oranları Konya maçıyla karşılaştırırsak ne demek istediğim anlaşılacaktır. Hentbol maçı gibi yay çizgisinde al gülüm ver gülümle play offta sıkıntı yaşarız. Atış sayısı artmalı. Girer, girmez… Bu sorun değil.
Son söz olarak dediğim gibi, risk, kriz içeriği doğuracak bir mağlubiyet maçı değildi… Sadece bizi alıştırdıkları mücadele ve oyundan farklı bir görüntüyle karşılaşmamızın verdiği reaksiyon yazısıdır.
Saygılarımla…
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.