Dün oynanan Çayırova Belediyespor-Pizza Bulls CO maçından çıkan sonuç herkeste bir soğuk duş etkisi aldırdı.
Kendi seyircisi önünde, kendi salonunda beklenen bir sonuç değildi tabi Çayırova'nın mağlubiyeti...
Dün maç bitiminden bu dakikaya kadar tüm yorumları, maça ait kişisel değerlendirmeleri takip ettim.
Herkesin ortak buluştuğu noktalar belli.
Tüm yorumların buluştuğu ortak sonuç ve noktayı özetlemek gerekirse;
Gallinat'ın 1 maç skor üretip 2 maç pasif oyun güzergahından sonra transfer noktasında bu yönde bir transfer yerine takımın en iyi olduğu noktaya Arca'nın alınması...
Koç Gökhan Güney'in özellikle Pizza Bulls CO maçında ki oyuncu tercihleri...
İç-dış oynayacak özellikle Enes Taşkıran'ın sakatlık sürecinde isim örneği vermek gerekirse Mitch Creek yapısında bir oyuncu yerine farklı bir takviye yapılması...
Hakan Yapar'ın oyunda kaldığı süre, Doğukan gibi bir şutörün süre almaması, maçın özellikle son anlarında Can Uğur Öğüt'ün sahada yer almaması takip ettiğim yorumların başlıcaları...
Özellikle geniş bir rötasyon ve bütçeye sahip Çayırova'nın ortaya koyduğu performans, daha az bütçeli yaşlı bir TED Kolejine ve genç bir Pizza Bulls CO takımına mağlubiyet yorumların başında geliyordu.
Peki bunu yazanlar haklı mı?
Yerden göğe kadar hakılılar...
Ancak taraftar olmanın, takım desteklemenin en önemli unsuru kötü dönemde takımın yanında olunmasından geçer...
Başarının babası çoktur, başarısılık yetimdir.
Bu yorumları okuyan oyuncuların psikolojik olarak aldığı etkiyi düşünemiyorum. Empati dahi yapamıyorum.
Arca'nın yerinde olmak istemezdim açıkcası.
Arca her takıma lazım önemli ve kariyerli bir oyuncu. Çayırova'ya lazım mıydı? tabi ki tartışılması normal bir soru. Günün sonunda Arca bizim oyuncumuz oldu.
Ancak mağlubiyetin sorumlusu olarak Arca'yı hedefe koymak kendi oyuncumuzu yıpratmaktan öteye gitmez.
Hakan Yapar tecrübeli bir oyuncu. Çayırova'nın kötü oynadığı maçlarda maç kazandırdığını biliyoruz. Ama iyi günü kadar kötü günüde olacaktır. Oyunda kaldığı sürenin tartışılmasında hedefe kim konuluyor anlamış değilim. Hakan'ın dominant yapısı ve oyunda kalma isteğinden mi, hocanın tercihi mi bilemiyorum. Bilmekte istemiyorum. Bu onların arasında ki bir konu. Sorun boyutundaysa da konuya ilişkin isimler otursun çözsün.
Can Uğur'un katkısı ve Arca'nın skorsuzluğu değerlendirilerek hocanın Arca tercihi eleştirilmiş. Hoca bunun tersini uygulasa maçın kazanılma garantisi var mıydı? Bu kez o kadar para verip Arca'yı aldınız yine Can ile devam ediliyor yorumlarını tahmin edebiliyorum.
Hoca kendi kafasında ki tercihi bu yönde kullandı.
Türkiye Basketbol Ligi tarihinin en uçuk bütçeli, en uzay takımı görüntüsünde ki takımını Türk Telekom kurmuştu. Ligi 5 mağlubiyetle tamamladılar. Bu sezon Bordo Bandırma 4 mağlubiyetle Çayırpva'nın ardına düşmüştü. Yakalayıp geçti.
Çayırova'da yine yükselişe geçecektir. Diğer takımların da düşüş dönemleri olacaktır. Daha ikinci yarının ikinci haftası oynandı. Koskoca 14 hafta var. BU köprünün altından çok sular geçer.
Hafta içinde kupa mesaisi var.
Takımda yönetim, teknik ekip ve oyuncular yeterince üzgün. Onların yenildik diye sevindiklerini düşünmüyorum. Vardır her şerde bir hayır.
Kupada ve ligde kalan maçlarda bir olmak bütünleşmek en önemli unsur bundan sonraki süreçte...
Hocayla devam edilir yada değişir, bazı oyuncular gönderilir yerine oyuncu gelir. Bunlar yönetimin bileceği iş. Kendi yatak odası kararları. Gelişmleri kamuoyu ile paylaşırlarsa yazarız, takip ederiz. Bu konular onların işi...
Ben daha iyi fotoğraf ve video çekeceğim, taraftar daha çok tezahürat yapacak, yönetici daha iyi yönetecek, hoca daha iyi takımı maça hazırlayacak, oyuncu sahada daha iyi oynayacak.
Herkes işini daha iyi yaparsa ancak başarı gelir.